Akşener'den Erdoğan'a yeni İstanbul uyarısı

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener,  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın hazırladığı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın Boğaziçi Yasası'ndan kaynaklanan yetkilerinin, başkan ve üyeleri Cumhurbaşkanı tarafından atanacak kurum ve kurullara devrini öngören yasa taslağına tepki gösterdi.

Akşener'den Erdoğan'a yeni İstanbul uyarısı

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener,  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın hazırladığı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın Boğaziçi Yasası'ndan kaynaklanan yetkilerinin, başkan ve üyeleri Cumhurbaşkanı tarafından atanacak kurum ve kurullara devrini öngören yasa taslağına tepki gösterdi.

Akşener'den Erdoğan'a yeni İstanbul uyarısı
05 Kasım 2019 - 16:17

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener,  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın hazırladığı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın Boğaziçi Yasası'ndan kaynaklanan yetkilerinin, başkan ve üyeleri Cumhurbaşkanı tarafından atanacak kurum ve kurullara devrini öngören yasa taslağına tepki gösterdi. Haydarpaşa ve Sirkeci Garı ihalelerini hatırlatan Akşener, "Bu dümenleri biliyorsunuz" dedi ve, "Şimdi de, Büyükşehir Belediyesi’nin İstanbul Boğazı’ndaki yetkilerini gasp etmeye hazırlanıyorlar" dedi. Akşener, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, "Milletle inatlaşma. Milletin, kötü yönettiğiniz için elinizden alıp, Ekrem İmamoğlu’na verdiği yetkiyi, gasp etmeye kalkma" diye seslendi.  

"Türkiye’yi, hakkın, hukukun, özgürlük ve adaletin yitirildiği bir yola soktular"

Tarihte, insan haklarının gelişimine şahit olursunuz. Orta çağ karanlığından, aydınlığa geçişi görürsünüz. Bu tarihi öğrendiğinizde umut dolar, İnsanlığın sürekli gelişiminden ilham alıp, “Gelecek çok daha iyi olacak.” dersiniz. Peki biz niye umut dolu değiliz? Çünkü; Türkiye’de son 17 senede yaşananlar, adeta, tarihte bir tersine gidiştir. Demokrasiden krallığa doğru, zenginlikten fakirliğe doğru bir gidiştir. Türkiye’yi, hakkın, hukukun, özgürlük ve adaletin yitirildiği bir yola soktular. Bu tersine gidişin adı; “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”dir.

31 Mart’ta, İstanbul’da millet iradesini hiçe saydılar,  ve biliyorsunuz Millet, 23 Haziran’da gerekli dersi verdi. “İhanet ettik” dedikleri İstanbul’un yönetimini ellerinden alıp, Ekrem İmamoğlu’nu işbaşına getirdi. Akıllı yöneticiler milletin bu uyarısından ders alır. Ama az önce de ifade ettiğim gibi, kibrin esiri olan yöneticilerse, milletle kavgaya girişir. Bugün iktidarın yaptığı da budur. Haydarpaşa ve Sirkeci garlarının ihalesindeki dümenleri biliyorsunuz. Büyükşehir Belediyesi’ni katakulliyle saf dışı bırakıp, ihaleyi, belediyenin maaşlı çalışanına hediye ettiler. Şimdi de, Büyükşehir Belediyesi’nin İstanbul Boğazı’ndaki yetkilerini gasp etmeye hazırlanıyorlar. İstanbul Boğazı, dünyanın en güzel yerlerinde biridir. Aynı zamanda tarih mirasıdır. İstanbul’u betona boğan iktidar, milletin rahatsızlığını gördüğü andan itibaren, Boğaziçi İmar Kanunu’nda bazı değişiklikler yaptı. Belediyenin ellerinden gideceğini gördüğü için, yetkiyi Ankara’ya almaya dönük adımlar attı.

"Tarihi yalılarda kafalarına göre tadilat yapanlar, Ak Parti iktidarının vazgeçemediği yandaş müteahhitler"
İstanbul Boğazı ve çevresi kanunsuz dikilen binalarla dolu. Bu binalara, yıllarca İstanbul’u yönetmiş belediye başkanının aile şirketinin binası da dahil. Tarihi yalılarda kafalarına göre tadilat yapanlar, Ak Parti iktidarının vazgeçemediği yandaş müteahhitler. Millet, rant hırsıyla koca metropolü köye çeviren iktidar partisinin elindeki yetkiyi, bu sebeple aldı. “Yanlış yaptın, kenara çekil.” dedi. Peki iktidar şimdi ne yapıyor? “Beton dikmeye devam edeceğim" diyor. O yüzden de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin elindeki yetkiyi almak istiyor. Buradan uyarıyorum; Dünyanın incisi Boğaziçi’nin sahibi Türk Milleti’dir.

"Milletin Ekrem İmamoğlu’na verdiği yetkiyi gasp etmeye kalkma"

Sayın Erdoğan; Milletle inatlaşma. Milletin, kötü yönettiğiniz için elinizden alıp, Ekrem İmamoğlu’na verdiği yetkiyi, gasp etmeye kalkma. Milli iradeyle, milletle inatlaşmanın sonu hayır değildir. Öyle olsaydı; 27 Mayıs ihtilalinden sonra rahmetli Demirel iktidar olamazdı. Aynı Demirel 12 Mart Muhtırası’ndan sonra yeniden iktidara gelemezdi.

Milletle inatlaşmak sonuç verseydi,  12 Eylül’den sonra cuntanın partisi yerine, rahmetli Turgut Özal iktidara gelemezdi. Milletle inatlaşmak işe yarasaydı,  bir şiir yüzünden seni hapse atanların iktidarı devam eder,  sen iktidara gelemezdin, Sayın Erdoğan. Sana bütün kapıları açan milletinin iradesine artık saygı duymayı öğren. Demokrasi tarihimize kısaca göz atsan, milletimizin iradesinin karşısına dikilen hiçbir gücün ayakta kalamadığını göreceksin. Milli irade bir seldir ve önünde hiçbir barikat duramaz. İşte o selin buluşma meclisidir İYİ Parti. Enginlere sığmam taşarım diyenlerin, taştığı yerdir İYİ Parti.

YORUMLAR

  • 0 Yorum