Onlar da bu yoksulluktan paylarını almış, gençlik senelerine kadar annelerinin onardığı yamalı elbiselerini giyerlermiş. Aradan geride bıraktığımız seneler çoğu şeyi değiştirse de, değişikliğe uğramayan en güzel şey İdris dedemin Mürvet anneanneme olan aşkıydı. Hâlâ ilk günkü kadar taze ve güçlüydü.” Dedesinin anneannesini çok sevdiğini ifade eden Yayla, LL Önce Mürvet anneannem amansız bir hastalığa kurban gitti. Aradan 1 sene işlemişti ki, dedem de kurtuluşu olmayan diğer bir hastalığa yakalandı. Dasenearım ve annem, dedem amacıyla ellerinden ne geliyorsa yaptılar. İstanbul ve Samsun'da çoğu hastane dolandılar hep birlikte. Ne yaptılarsa olmuyordu Sanki dedemin de iyileşmek gibi bir niyeti yoktu. Belki de onu tek mutlu eden şey, anneanneme kavuşacak olmasıydı. Öyle de oldu. Anneannemin ölümünün üstünden 2 sene işlemiş ve 100 senelik bir hayat defteri kapanmıştı. Bayram günlerinde dolup taşan dedemin köyde gerçekleştirdikleri ev bundan sonra boştu. Her ikisinin yokluğunda geride bıraktığımız ilk Ramazan Bayramı sabahında, dedemin odasındaki sandığın üstünde bir defter buldum. Hastalıkların pençesinde geride bıraktığımız o günleri, birbirlerine olan aşklarını ve hem de çok sevdiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a dair not bile vardı içeresinde. Sonra onu anneme verdim. Annem o defteri okumaya başlayınca gözyaşlarını tutamadı. Dedem en son 7 Aralık 2015 tarihinde günlüğüne son kelimeleri yazmış. Ondan sonrasını yazmamış. O tarihten sonra da hastalandı ve pankreas kanseri oldu.