Operasyonun dayanakları
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, İçişleri Bakanlığı’nın Mülkiye Müfettişleri tarafından hazırlanan tevdii raporları, MASAK ve Sayıştay analizleri ile bilirkişi raporlarını “konser hizmet alımları” ekseninde kamu zararına delil teşkil eden materyaller olarak gösterdiği belirtiliyor. ABB’ye göre bu iddia edilen zarar tutarı yaklaşık 154 milyon 453 bin 221 TL. Bilirkişi F.A.’nın rolü
F.A.’nın, Gökçek dönemine ilişkin dosyalarda şüpheli tarafların lehine raporlar hazırladığı ve bu raporların sonucu olarak pek çok dosyanın takipsizlikle sonuçlandığı iddia ediliyor. ABB yönetiminin savunması
Belediye yönetimi, konserlerle ilgili tüm işlemlerin Teftiş Kurulu’na sunulduğunu; Sayıştay ve mülkiye müfettişlerinin geriye dönük incelemede bulguya rastlamadıklarını, kamu zararının tespit edilmediğini savunuyor. ABB yetkilileri, F.A.’nın raporunun “usulsüzlük veya kamu zararını değil, iddiaları geçersiz kılan yönleri” içerdiğini öne sürüyor. Gökçek dönemi dosyalarında durumGökçek dönemi dosyalarında durumYaklaşık 100 dosya Gökçek dönemine dair “ihaleye fesat”, “kamu zararı” gibi suçlamalarla yargıya taşınmış durumda. Bu dosyalardan 55’inde bilirkişi raporuyla birlikte, 11’inde bilirkişi raporu olmadan takipsizlik, 11’inde ise iddianame tanzim edilmiş; ancak bu süreçlerin hiç birinde somut yaptırım ya da tutuklama gerçekleşmemiş. Hâlâ 5 dosyanın “derdest”, yani tamamlanmamış olduğu bilgisi mevcut.
---Sonuç ve BeklentilerBu gelişmeler ışığında kamuoyunda şu sorular öne çıkıyor:Eğer bilirkişi raporları gerçekten “şüpeli lehine” düzenlenmişse, bu durum yargı süreçlerinin etkinliğini ve adil yargılanma ilkesini zedeleyebilir mi?Mevcut dosyaların sonuçları kamuoyuna açıklanacak mı? Gökçek dönemiyle ilgili kamu zararının tespiti, takipsizlik kararlarının gerekçeleri şeffaf şekilde paylaşılacak mı?F.A.’nın imza attığı raporların bağımsızlığı ve tarafsızlığı nasıl değerlendirilecek?( Haber kaynağı: BirGün – Mustafa Bildircin )
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, İçişleri Bakanlığı’nın Mülkiye Müfettişleri tarafından hazırlanan tevdii raporları, MASAK ve Sayıştay analizleri ile bilirkişi raporlarını “konser hizmet alımları” ekseninde kamu zararına delil teşkil eden materyaller olarak gösterdiği belirtiliyor. ABB’ye göre bu iddia edilen zarar tutarı yaklaşık 154 milyon 453 bin 221 TL. Bilirkişi F.A.’nın rolü
F.A.’nın, Gökçek dönemine ilişkin dosyalarda şüpheli tarafların lehine raporlar hazırladığı ve bu raporların sonucu olarak pek çok dosyanın takipsizlikle sonuçlandığı iddia ediliyor. ABB yönetiminin savunması
Belediye yönetimi, konserlerle ilgili tüm işlemlerin Teftiş Kurulu’na sunulduğunu; Sayıştay ve mülkiye müfettişlerinin geriye dönük incelemede bulguya rastlamadıklarını, kamu zararının tespit edilmediğini savunuyor. ABB yetkilileri, F.A.’nın raporunun “usulsüzlük veya kamu zararını değil, iddiaları geçersiz kılan yönleri” içerdiğini öne sürüyor. Gökçek dönemi dosyalarında durumGökçek dönemi dosyalarında durumYaklaşık 100 dosya Gökçek dönemine dair “ihaleye fesat”, “kamu zararı” gibi suçlamalarla yargıya taşınmış durumda. Bu dosyalardan 55’inde bilirkişi raporuyla birlikte, 11’inde bilirkişi raporu olmadan takipsizlik, 11’inde ise iddianame tanzim edilmiş; ancak bu süreçlerin hiç birinde somut yaptırım ya da tutuklama gerçekleşmemiş. Hâlâ 5 dosyanın “derdest”, yani tamamlanmamış olduğu bilgisi mevcut.
---Sonuç ve BeklentilerBu gelişmeler ışığında kamuoyunda şu sorular öne çıkıyor:Eğer bilirkişi raporları gerçekten “şüpeli lehine” düzenlenmişse, bu durum yargı süreçlerinin etkinliğini ve adil yargılanma ilkesini zedeleyebilir mi?Mevcut dosyaların sonuçları kamuoyuna açıklanacak mı? Gökçek dönemiyle ilgili kamu zararının tespiti, takipsizlik kararlarının gerekçeleri şeffaf şekilde paylaşılacak mı?F.A.’nın imza attığı raporların bağımsızlığı ve tarafsızlığı nasıl değerlendirilecek?( Haber kaynağı: BirGün – Mustafa Bildircin )








