Bu yenilikçi tedavide, hastanın kendi bağışıklık hücreleri olan T-hücreleri laboratuvar ortamında genetik olarak yeniden programlanıyor. Bu sayede, kanser hücrelerini tanıyıp yok edebilen, adeta "yaşayan bir ilaç" haline getiriliyor ve tekrar hastaya veriliyor.Çalışmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, ilk tedavi edilen hasta olan Alyssa Tapley'in 3 yıldır tamamen kansersiz bir yaşam sürüyor olması. 13 yaşındaki Alyssa'ya, T-hücresi lösemisi teşhisi konulduğunda geleneksel tedaviler yanıt vermemişti.Toplam 11 hasta üzerinde uygulanan tedavide:· Hastaların 9'u (yaklaşık %82'si) başarılı bir şekilde kemik iliği nakline uygun hale geldi. Bu, hastalığın kalıcı olarak tedavi edilebilmesi için çok kritik bir adım.
· Bu 9 hastadan 7'si halen hastalıksız olarak yaşamlarına devam ediyor.Uzmanlar, özellikle standart tedavilere yanıt vermeyen lösemi hastaları için bu sonuçların bir "dönüm noktası" olduğunu ve umut vaat ettiğini belirtiyor. "Base editing" tekniği, genleri, DNA zincirini kırmadan, bir metin düzenler gibi hassas bir şekilde değiştirerek daha güvenli ve etkili bir yaklaşım sunuyor.
· Bu 9 hastadan 7'si halen hastalıksız olarak yaşamlarına devam ediyor.Uzmanlar, özellikle standart tedavilere yanıt vermeyen lösemi hastaları için bu sonuçların bir "dönüm noktası" olduğunu ve umut vaat ettiğini belirtiyor. "Base editing" tekniği, genleri, DNA zincirini kırmadan, bir metin düzenler gibi hassas bir şekilde değiştirerek daha güvenli ve etkili bir yaklaşım sunuyor.









