crossNN, küçük sıvı örneklerinden DNA metilasyon desenlerini okuyarak kanserin genetik “parmak izlerini” belirleyebiliyor. Sistemin test edildiği 5.000’den fazla hasta örneğinde elde edilen sonuçlar oldukça etkileyici:170’den fazla tümör tipinde %97,8 doğrulukBeyin tümörlerinin tespitinde %99,1 doğruluk
Eski sistemlerin aksine crossNN, farklı dizileme yöntemlerinden gelen eksik veya karışık genetik verileri yeniden eğitilmeden işleyebiliyor. Bu sayede, derinlerde yer alan beyin tümörleri gibi zor ulaşılabilir tümörler bile güvenle teşhis edilebiliyor. Gerçek bir vakada, sistem omurilik sıvısı örneğinden beyin lenfomasını tespit ederek doktorların ameliyata gerek kalmadan kemoterapiye başlamasını sağladı.Ayrıca, crossNN “açıklanabilir” bir sistem olarak tasarlandı; doktorlar, yapay zekanın sonuçlara nasıl ulaştığını görebiliyor ve bu sayede kararlarına güven duyabiliyor.Uzmanlar, bu tür yeniliklerin kanser bakımında paradigmayı değiştirebileceğini ve tedavilerin daha hızlı, güvenli ve doğru hale gelmesini sağlayabileceğini belirtiyor.
Eski sistemlerin aksine crossNN, farklı dizileme yöntemlerinden gelen eksik veya karışık genetik verileri yeniden eğitilmeden işleyebiliyor. Bu sayede, derinlerde yer alan beyin tümörleri gibi zor ulaşılabilir tümörler bile güvenle teşhis edilebiliyor. Gerçek bir vakada, sistem omurilik sıvısı örneğinden beyin lenfomasını tespit ederek doktorların ameliyata gerek kalmadan kemoterapiye başlamasını sağladı.Ayrıca, crossNN “açıklanabilir” bir sistem olarak tasarlandı; doktorlar, yapay zekanın sonuçlara nasıl ulaştığını görebiliyor ve bu sayede kararlarına güven duyabiliyor.Uzmanlar, bu tür yeniliklerin kanser bakımında paradigmayı değiştirebileceğini ve tedavilerin daha hızlı, güvenli ve doğru hale gelmesini sağlayabileceğini belirtiyor.








