Kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle Ahlat Müzesi Müdürlüğü denetiminde yürütülüyor; bilimsel danışman olarak Dr. Öğr. Üyesi Yunus Emre Karasu görev alıyor. Bulunan anahtar, yaklaşık 29 santimetre uzunlukta, çift dişli ve demir malzemeden yapılmış. Bu özellikler, anahtarın kalenin ana kapısına ait olabileceği değerlendirmesini doğuruyor. Tuğla zemin ise, kale içinde daha önce rastlanmayan mimari bir katmanı temsil ediyor. Böyle bir döşeme, savunma ya da geçit alanı olarak kullanılmış olabileceği ihtimalini akıllara getiriyor. Kazı alanında ayrıca 7 Müslüman mezarı, su künkleri, konut mimarisi kalıntıları, tandırlar, ocaklar, sikke, lüle, metal obje ve cam/seramik parçaları gibi eserler de gün yüzüne çıkarıldı. ---Tarihsel ve Arkeolojik Önemi
Bu buluntular, Bitlis Kalesi’ndeki yapı evrimini ve kullanım katmanlarını anlamada önemli bir kaynak teşkil edebilir. Özellikle tuğla zemin ve anahtar kombinasyonu, kalenin Orta Çağ’dan Osmanlı dönemi kullanım geçişleri hakkında ipuçları verebilir.Araştırmacılar, anahtarın kalenin ana giriş kapısına ait olması durumunda, savunma mimarisinin kapı sistemleri, geçit düzenleri ve mekan kullanımına dair yeni verilerin elde edilebileceğini belirtiyor.
Bu buluntular, Bitlis Kalesi’ndeki yapı evrimini ve kullanım katmanlarını anlamada önemli bir kaynak teşkil edebilir. Özellikle tuğla zemin ve anahtar kombinasyonu, kalenin Orta Çağ’dan Osmanlı dönemi kullanım geçişleri hakkında ipuçları verebilir.Araştırmacılar, anahtarın kalenin ana giriş kapısına ait olması durumunda, savunma mimarisinin kapı sistemleri, geçit düzenleri ve mekan kullanımına dair yeni verilerin elde edilebileceğini belirtiyor.









