Kur'an'dan çıkarılan “Devletin dini adalettir” ve “Adalet mülkün temelidir” ilkelerinin, çağdaş yönetim anlayışlarıyla paralel olduğunu belirten Eliaçık, Medine Sözleşmesi'ni de bu anlayışın tarihsel temellerinden biri olarak gösterdi.Eliaçık, sözleşmedeki adalet, barış, ortak iyilik, savunma ve din özgürlüğü ilkelerinin modern demokratik cumhuriyetlerle uyumlu olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Bu yaklaşım insanlık tecrübesinin bir sonucu. Toplumun ortak kamu gücü olan devlet; her türden inanç, mezhep, etnik yapı, ideoloji ve kişi kültünden arındırılmalı; hepsine eşit mesafede durmalı, yalnızca hak, hukuk, adalet ve halktan yana olmalıdır."
"Bu yaklaşım insanlık tecrübesinin bir sonucu. Toplumun ortak kamu gücü olan devlet; her türden inanç, mezhep, etnik yapı, ideoloji ve kişi kültünden arındırılmalı; hepsine eşit mesafede durmalı, yalnızca hak, hukuk, adalet ve halktan yana olmalıdır."









