Antalya’da yürütülen rüşvet soruşturması kapsamında tutuklanan Zuhal Böcek’in savcılık ifadesi, dosyadaki bulgularla örtüşmeyen beyanlar nedeniyle dikkat çekti. Soruşturma dosyasına giren mali hareketler, taşınmaz alımları ve dijital veriler incelendiğinde; Böcek’in birçok kritik konuda “bilmiyorum”, “hatırlamıyorum” ve “eşim yapmış olabilir” şeklinde savunma yaptığı görüldü.
Dosyada yer alan telefon kayıtlarında, eşine yönelik ağır suçlamalar içeren mesajlar bulundu. Ancak Böcek, sorguda bu ifadeleri geri çekerek söz konusu mesajları “eşini korkutmak amacıyla yazdığını” öne sürdü. Öte yandan, eşinin mal varlığı ve gelir kaynaklarını bilmediğini söylemesine rağmen, telefonunda gayrimenkullerden araçlara kadar detaylı bir servet listesi tespit edilmesi dikkat çekti.
Soruşturmanın en kritik başlıklarından biri de hesap hareketleri oldu. Böcek’in hesabına giren milyonlarca liralık para için “aile birikimi” açıklaması yapılırken, bu paraların kaynağına ilişkin net bir iz sunulamaması şüpheleri artırdı. Ayrıca piyasa değerinin oldukça altında bir bedelle satın alındığı iddia edilen lüks konut, kayıt dışı para akışı ihtimalini güçlendiren unsurlar arasında yer aldı.
Dosyada yer alan bir diğer önemli detay ise, belediye araçlarıyla yasa dışı madde taşındığına dair mesajlar oldu. Böcek bu iddiaları da reddederek, söz konusu ifadelerin gerçeği yansıtmadığını savundu. Buna rağmen, dijital veriler ile beyanlar arasındaki uyumsuzluk soruşturmanın seyrini derinleştirdi.
İfadesinde özel hayatına dair çarpıcı açıklamalarda da bulunan Böcek, eşine sadakat şartı karşılığında milyonlarca dolarlık bir senet imzalattığını beyan etti. Ayrıca dosyada, bir yargı mensubuyla temas kurulduğuna dair ifadeler de yer aldı.
Ortaya çıkan tüm bu detaylar, soruşturmanın yalnızca mali boyutla sınırlı kalmayabileceğini gösterirken, yargı sürecinde yeni gelişmelerin yaşanması bekleniyor.









