Yeni nesil bu iğne, ucundaki ultra ince fiber optik sensör sayesinde vücut içindeki dokulara temas ettiğinde oluşan mikro titreşimleri algılıyor. Kanserli hücreler, sağlıklı olanlara kıyasla daha sert olduğundan, ses dalgalarına farklı tepkiler veriyor. Bu da onları kendilerine özgü akustik imzalarıyla ayırt edilebilir kılıyor.
İğne içindeki yapay zekâ sistemi, bu dalgaları saniyeler içinde analiz ederek kanserli doku olup olmadığını tespit ediyor. Böylece laboratuvar sonucu beklemeden gerçek zamanlı teşhis yapılabiliyor.
İlk klinik denemelerde, cihazın meme ve akciğer biyopsilerinde %94'ün üzerinde doğruluk oranı sağladığı bildirildi. Bu teknoloji sayesinde, tümörü ıskalayan ilk örneklemenin ardından yapılan tekrarlayan biyopsi oranı da ciddi şekilde azaldı.
Uzmanlara göre bu yenilik, yalnızca bir iğne değil; hayat ile ölüm arasındaki kararları duyan bir cihaz. Daha hızlı teşhis, daha erken tedavi ve daha yüksek hayatta kalma şansı demek.









