CHP’nin 38. Olağan Kurultayı ile sonrasında gerçekleştirilen olağanüstü kurultaya ilişkin açılan davada verilen “mutlak butlan” kararının gerekçeleri netleşti. Mahkeme, kurultay sürecinde delegelerin özgür iradesinin zarar gördüğünü ve seçim sürecinin demokratik ilkelere aykırı şekilde yürütüldüğünü değerlendirdi.
Kararda, dosyada yer alan tanık ifadeleri, MASAK raporları, fezlekeler, soruşturma dosyaları ve çeşitli resmi belgelerin birlikte incelendiği belirtilerek bazı delegelerin oy tercihlerinin menfaat ilişkileriyle yönlendirildiği kanaatine varıldığı ifade edildi.
Mahkeme gerekçesinde, bazı delegelere maddi destek sağlandığı, belediyelerde işe yerleştirme sözü verildiği, siyasi görev ve adaylık vaatlerinde bulunulduğu iddialarının dikkate alındığı aktarıldı. Ayrıca alışveriş kartı gibi çeşitli imkanların da kararın oluşumunda etkili olduğu belirtildi.
Kararda en dikkat çeken başlıklardan biri ise “gizli oy” ilkesine ilişkin değerlendirme oldu. Bazı delegelerden oy pusulalarının fotoğraflarının çekilerek gönderilmesinin istendiği belirtilirken, bu durumun seçim iradesini baskı altına aldığı ve demokratik süreci zedelediği vurgulandı.
Mahkeme ayrıca, siyasi partilerin organ seçimlerinde Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu’nda yer alan eşitlik ve demokrasi ilkelerine uyulmasının zorunlu olduğuna dikkat çekti. Kurultay sürecindeki usulsüzlüklerin yalnızca teknik eksiklik değil, kamu düzenine aykırılık oluşturduğu değerlendirmesi yapıldı.
CHP yönetiminin “olağanüstü kurultayla sorunların giderildiği” yönündeki savunması ise kabul edilmedi. Mahkeme, ilk kurultaydaki hukuki sakatlığın sonradan yapılan kurultaylarla ortadan kaldırılamayacağını belirtti.
Kararın sonucunda ise 4-5 Kasım 2023 öncesindeki yönetime dönülmesine hükmedildi. Böylece Kemal Kılıçdaroğlu ve o dönem görev yapan parti organlarının hukuken göreve devam edeceği ifade edildi.









