Arazi kıtlığının ve bitmeyen kışların yaşandığı bölgeler için geliştirilen bu yenilikçi yapı, geleneksel güneş tarlalarının aksine kar, buz ve zorlu deniz şartlarıyla baş edebilecek şekilde inşa edildi. 65 metre çapındaki altıgen platform, çift katmanlı güneş panelleriyle hem doğrudan güneş ışığını hem de su yüzeyinden yansıyan ışımayı toplayabiliyor. Güneşi takip edecek şekilde hafifçe dönebilen platform, dalga kuvvetlerine karşı balast kontrollü denge sistemine sahip. Kışın donmayı önlemek için gövdesine ısıtıcı filamentler entegre edildi.
SINTEF ve ArcticSolar AS iş birliğiyle geliştirilen projede, Norveç’in yaz aylarındaki uzun günlerinden maksimum verim alınırken, kış aylarında da düşük ışık koşullarında üretim devam ediyor. İleri düzey foton dönüştürme malzemeleri sayesinde, geleneksel panellerin toplayamadığı dağılmış ışık bile enerjiye çevrilebiliyor.
İlk testlerde bu platformun, kuzey iklimlerdeki sabit güneş tarlalarına göre yıllık %37 daha fazla enerji ürettiği ortaya çıktı. Ayrıca kara kullanımına ihtiyaç duymadan çevreye zarar vermeden çalışıyor. Güneş panelleri geri dönüştürülebilir, antifriz kaplamalı ve 20 yıl boyunca tuzlu suda dayanıklılık gösterecek şekilde tasarlandı.
Norveç, bu sistemin yaygınlaştırılması için ülke çapında fiyortlara ve korunaklı Arktik sulara bir dizi yüzen güneş adası yerleştirmeyi planlıyor. Projenin gelecekte Grönland ve İzlanda’ya da yayılması gündemde. Bu teknolojiler sadece enerji üretmekle kalmıyor, aynı zamanda soğuk bölgeler için yeşil enerji altyapısının hayatta kalma stratejisini temsil ediyor.









