Davada iddia edilen diyaloga göre; Mumcu taziyeye gelen Ağar’a “Önümüze sürekli duvar örülüyor” derken, Ağar’ın “Bir tuğla çeksek duvar yıkılır” dediği, Mumcu’nun bu ifadenin ardından “Tuğlayı çekin, duvar yıkılsın” diye yanıt verdiği ve Ağar’ın “tuğlayı çekemem” dediği öne sürülmüştü. Ağar ise SEGBİS üzerinden mahkemeye verdiği ifadesinde bu söylentilerin “yanlış anlama” ve “söylene söyleye çarpıtılma” sonucu ortaya çıktığını, ne duvardan bahsettiğini ne de tuğla çekmekten korktuğunu söyledi. Ayrıca bu iddiaların kamuoyunda kasıtlı olarak çarpıtıldığını öne sürdü. Ağar, söz konusu dönemde görev yaptığı makamlar ve o yıllarda cinayet soruşturmalarındaki rolüyle ilgili diğer sorulara da yanıt verdi. Adalet ve emniyetin görev alanları, belge paylaşımına ilişkin talepleri ve geçmişteki iddia edilen yapılmamış soruşturmalarla ilgili açıklamalarda bulundu.
Mahkeme Süreci ve Sonraki AdımlarMahkeme, sürmekte olan duruşmayı 9 Şubat 2026 tarihine erteledi. Umut Davası, Uğur Mumcu suikastı da dahil olmak üzere 22 faili meçhul cinayeti kapsıyor. Mahkeme, Ağar’ın tanık olarak dinlenmesine ilişkin talepleri kabul etmişti ve bu duruşmada da tanık olması gerçekleştirildi. ---DeğerlendirmeBu ifadeler ve karşılıklı iddialar kamuoyunda ciddi yankı buldu. “Duvar” ve “tuğla” metaforları, cinayetin aydınlatılması noktasındaki engeller algısı ile süregiden bekleyişin sembolik hale gelmiş hali olarak yorumlanıyor. Ağar’ın “ne duvar, ne de tuğla” dediğini söylemesi, iddiaları çürütme girişimi olarak değerlendirilebilir, ancak mahkeme süreci ve tanıklık ifadeleri, bu tür sembolik söylemlerin gerçekten kullanılıp kullanılmadığını resmî kayıtlarla netleştirecek.
Mahkeme Süreci ve Sonraki AdımlarMahkeme, sürmekte olan duruşmayı 9 Şubat 2026 tarihine erteledi. Umut Davası, Uğur Mumcu suikastı da dahil olmak üzere 22 faili meçhul cinayeti kapsıyor. Mahkeme, Ağar’ın tanık olarak dinlenmesine ilişkin talepleri kabul etmişti ve bu duruşmada da tanık olması gerçekleştirildi. ---DeğerlendirmeBu ifadeler ve karşılıklı iddialar kamuoyunda ciddi yankı buldu. “Duvar” ve “tuğla” metaforları, cinayetin aydınlatılması noktasındaki engeller algısı ile süregiden bekleyişin sembolik hale gelmiş hali olarak yorumlanıyor. Ağar’ın “ne duvar, ne de tuğla” dediğini söylemesi, iddiaları çürütme girişimi olarak değerlendirilebilir, ancak mahkeme süreci ve tanıklık ifadeleri, bu tür sembolik söylemlerin gerçekten kullanılıp kullanılmadığını resmî kayıtlarla netleştirecek.








