Toroslar’ın rüzgârı yalnızca keçi çanlarını değil, yüzyılların bilgisini de taşır. Yörük obalarında zaman, saatle değil; sözle, bakışla ve hatırayla ölçülür. İşte Muratpaşa Belediyesi’nin 17 Ocak’ta düzenleyeceği 8. Yörük Çalıştayı, bu kadim zamanın iki uç noktasını; çocukları ve aksaçlıları aynı çadırın gölgesinde yeniden buluşturuyor.“Yörüklerde Çocuklar ve Aksaçlılar” temasıyla Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek çalıştay, yalnızca akademik bir toplantı değil; sözlü kültürün, hafızanın ve kuşaklar arası bağın izini süren bir kültür yolculuğu niteliği taşıyor. Saat 10.00’da Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’ın açılış konuşmasıyla başlayacak etkinlik, Yörük yaşamının sessiz ama derin anlatılarını gün yüzüne çıkaracak.İlk oturumda söz, aksaçlılarda… Oğuz kültür dünyasının bilge figürleri, Pamukkale Üniversitesi’nden Prof. Dr. Turgut Tok’un moderatörlüğünde ele alınacak. Aksaçlılar; yalnızca yaşlı değil, hafızadır. Sözü taşıyan, geleneği emanet eden, obanın vicdanıdır. Dilin, masalın ve göçün izleri; akademik sunumlarla birlikte Yörük masallarının belleğine, kısa film karelerine ve sözlü anlatının sıcaklığına dönüşecek.İkinci oturumda ise bakışlar çocuğa çevrilecek. Çünkü Yörük kültüründe çocuk, yalnızca geleceğin değil; bugünün de taşıyıcısıdır. Kıl çadırın içinde gökyüzünü izleyen çocuk, masalı aksaçlıdan dinlerken aslında kültürü devralır. Mekân, oyun, söz ve gelenek; çocukla aksaçlı arasındaki görünmez bağı güçlendiren unsurlar olarak masaya yatırılacak.
Çalıştayın belki de en dikkat çekici bölümü, “Yörük Beyleri Serbest Kürsüsü” olacak. Burada akademik dil susacak, söz yeniden obaya dönecek. Deneyim konuşacak, hatıra dile gelecek.Etkinliğe eşlik eden sergi ve fotoğraflar ise bu kültürel anlatıyı görsel bir hafızaya dönüştürecek. Keçilerin izinde toprağın hafızası, Yörük yaşamının sade ama derin estetiğiyle sanatseverlerle buluşacak.Bu çalıştay, bize şunu bir kez daha hatırlatıyor:
Bir kültür, ancak çocuklar dinlediğinde ve aksaçlılar anlattığında yaşar.
Ateş sönmez, söz bitmez, yol kaybolmaz.
Çalıştayın belki de en dikkat çekici bölümü, “Yörük Beyleri Serbest Kürsüsü” olacak. Burada akademik dil susacak, söz yeniden obaya dönecek. Deneyim konuşacak, hatıra dile gelecek.Etkinliğe eşlik eden sergi ve fotoğraflar ise bu kültürel anlatıyı görsel bir hafızaya dönüştürecek. Keçilerin izinde toprağın hafızası, Yörük yaşamının sade ama derin estetiğiyle sanatseverlerle buluşacak.Bu çalıştay, bize şunu bir kez daha hatırlatıyor:
Bir kültür, ancak çocuklar dinlediğinde ve aksaçlılar anlattığında yaşar.
Ateş sönmez, söz bitmez, yol kaybolmaz.





