Ziya Kadiroğlu, daha önceki yargılamalarında KPSS, ALES, YDS, ÖSS gibi merkezi sınavlarda soruları önceden temin etmek, “joker aday” uygulamasıyla başkalarının yerine sınava sokmak gibi eylemlerde yer aldığını kabul etmiş; ayrıca sahte diploma temini ve kamuya atama yapma suçlarından da cezalar aldığını belirtmişti .
Mahkeme kayıtlarına yansıyan iddianemeye göre Kadiroğlu’nun liderliğindeki çete, sahte e-imzalarla e-devlet ve YÖK bilgi sistemlerine sızarak diplomalar, ehliyetler ve ustalık belgeleri düzenledi. Sisteme yüklenen sahte belgelerle yasal olmayan atamalar yapılmış, bu belgeleri kullanan kişi sayısının 400’e kadar çıkabileceği değerlendiriliyor .
İfadelerle beraber ortaya çıkan yeni iddialar, söz konusu çetenin siyasi bağlantılarla hareket etmiş olabileceğine dair şüpheleri kuvvetlendirdi. Kadiroğlu’nun ismini verdiği Nuri Çelebi ve Osmanoğlu’nun, “gelecekte Cumhurbaşkanı adayı” olarak gösterildiği yönündeki vurgular, soruşturmanın siyasi boyutunun da daha kapsamlı biçimde değerlendirildiğini gösteriyor .
Soruşturma ve yargılama süreci devam ederken, Kadiroğlu’nun itirafları daha geniş kamuoyu ve hukuk camiasında ciddi yankılar uyandırıyor. Bu gelişmeler, diploma krizinin yalnızca eğitim ve atama düzeyinde değil, aynı zamanda siyasi ilişkiler bağlamında da derinleştiğine işaret ediyor.
T24
T24









