Akşener'den Erdoğan'a İncirlik uyarısı

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanı ve AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan'ın çöpe attığı ABD Başkanı Donald Trump'un mektubuna sert bir dille tepki gösterdi.

Akşener'den Erdoğan'a İncirlik uyarısı

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanı ve AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan'ın çöpe attığı ABD Başkanı Donald Trump'un mektubuna sert bir dille tepki gösterdi.

Akşener'den Erdoğan'a İncirlik uyarısı
22 Ekim 2019 - 13:16

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanı ve AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan'ın çöpe attığı ABD Başkanı Donald Trump'un mektubuna sert bir dille tepki gösterdi. "Bir tek gülücük emojisi eksik" dediği mektup için, "Bu küstahlık cevapsız bırakılamaz, yenilip yutulamaz, üstü örtülemez" diyen Akşener, "Yeri ve zamanı geldiğinde cevabı verilecektir diyerek milletimizi oyalayamazsın. Teröristin üzerine yürürken yürüdüğün yola kilit vuruyorlarsa sen de İncirlik'in kapısına kilit vur" sözleriyle Erdoğan'a çağrıda bulundu.
Mutabakat metnindeki belirsizliklere değinen Akşener, "Yeni bir oyalama sürecinin habercisi olmasından da endişe ediyoruz" dedi. Bazı soruların havada kaldığından bahseden Akşener, Erdoğan'a şu soruları yönetti:
"Güvenli bölgeyi kim nasıl yönetecek? Şam yönetimi ile nasıl bir temas yapılacak? Teröristlerin silahlarını kim toplayacak?"

Akşener'in konuşmasında öne çıkanlar şöyle:

"Yüz yıl sonra bugün yine beceriksiz bir iktidar yüzünden içine düşürüldüğümüz bu durumda yine kenetlendik. Kuzeyden güneye doğudan batıya yüreğimiz birlikte attı. Aziz milletim Amerika Birleşik Devletleri Başkanı 9 Ekim'de bir mektup yazıyor. Daha önce ekonomini yerle bir ettim, yine ederim diyor. Mektubun sonuna da seni arayacağım diye not düşüyor. ABD Başkanı'nın mektubunda bir tek gülücük emojisi eksik! Bu denli ciddiyetsiz ve dejenere bir mektup. Aynı Amerikan başkanı harekât durduktan sonra ne dedi biliyor musunuz; okul bahçesindeki çocuklar gibi kavga etmeleri gerekiyor, bıraktı kavga ettiler. Sonra da ayırdım dedi. Bizi yönetenlerin zafer diye pazarladıkları olay 'dostum Trump'a göre bu kadar basit bu iş. Sonra ne oldu. Sayın Erdoğan çıkıp, karşılıklı olan sevgi ve saygımız bunları gündemde tutmaya  müsaade etmiyor, bu konuyu önceliğimiz olarak görmüyoruz. Aynen böyle dedi. Türk milletinin birlik sembolü olan Cumhurbaşkanlığı makamına olan saygısızlığı, mehmedimin canı pahasına verdiği mücadeleyi okul bahçesindeki çocukların dalaşmasına benzeten bu hadsizliği öncelikli mesele olarak görmüyormuş. Kim? Cumhurun başkanı. Buradan Sayın Erdoğan'a sesleniyorum, Kasımpaşalıların başını öne eğdin. Türk milletinin başını öne eğdin. Görüşmem dediğin adamla denginmiş gibi koltukları yan yana koyarak poz verdin. Şak diye dur dediler, tak diye durdun. Yazıklar olsun. Ben bu işlere yabancı değilim Sayın Erdoğan, Türkiye ilk kez sınır ötesi operasyonu yapmıyor. Tarih 1997, Irak'ın kuzeyine çekiç harekâtı başladı. Altında benim de imzam vardır. O harekât 4 ay sürdü. PKK'ya çok ağır bir darbe indirildi. Ne ABD'den misafir ağırladık ne de dönemin ABD Başkanı ağzını açabildi. Çünkü kararlılığımızı biliyorlardı. Nasıl oldu da ABD Başkanı her türlü tehdit ve hakareti kendine hak görüyor. Nasıl oldu da PKK ile Türkiye eş tutulabiliyor! Bu küstahlık cevapsız bırakılamaz, yenilip yutulamaz, üstü örtülemez, bunu yapanlara dostum denilemez Sayın Erdoğan. Senin dostun sana hayal bile edemeyeceğin imkanları veren milletindir. Senin milletine hakaret edenlerle dost olamazsın, olamazsın! Yeri ve zamanı geldiğinde cevabı verilecektir diyerek milletimizi oyalayamazsın. Teröristin üzerine yürürken yürüdüğün yola kilit vuruyorlarsa sen de İncirlik'in kapısına kilit vur."

"Bu harekât sayesinde millî birlik ve beraberliğimizin ne kadar önemli olduğunu, dostu, düşmanı gördük. Filistin ve İsrail'in bize karşı saf tutmasını içimiz yana yana izledik. Amerikan senatosunda Türk dostu sandığımız bazı grupların bir anda nasıl kendilerini Türkiye düşmanı olduğunu gördük. Yere göğe sığdıramadığın Arap ülkeleri birinci dünya savaşına dönüş yaptılar. Bizi arkamızdan bıçaklayan hançerin ellerinde hâlâ durduğunu hatırladık. Atilla'nın torunu Macar ülkesine selam olsun. Can Azerbaycan'a, Orta Asya bozkırlarının milletlerine selam olsun. Babür, Türk devletinin mirasçısı Pakistanlı kardeşlerimize selam olsun.Turan illerinin has evlatları sizlere selam olsun. Demek ki neymiş Sayın Erdoğan, kime dost kime düşman dediğine dikkat etmek lazımmış. Kimin için ağladığına, kimin için yas tutup bayrakları yarıya indirdiğine özen göstermek lazımmış. Umarım sahada kazandığımızı masada da kazanırız."

"Mutabakat metnindeki belirsizliklerin yeni bir oyalama sürecinin habercisi olmasından da endişe ediyoruz. Bazı sorular havada duruyor. Güvenli bölgeyi kim nasıl yönetecek? Şam yönetimi ile nasıl bir temas yapılacak? Teröristlerin silahlarını kim toplayacak? Güvenli bölge esasen Suriye'nin tamamıdır. Gerekeni yapmak durumundayız."

"Süleyman Şah Türbesi'nin de durumunu hatırlatalım. barış Pınarı Harekâtı sınırımızın ötesinde bir güvenli bölgeyi hedef aldığına göre bu tarihi mirasın devralındığı bölgeye dönmesi gerekiyor. İktidar beklentimiz odur ki, harekâtı durdurduğunuza göre bölge artık güvende. Buyurun Süleyman Şah'ın incinen yüreğini tamir edin."
"Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'ne (CHS) geçtiğimiz günden bu güne işsizlikteki artık ortada. Bir milyon 100 bin üniversiteli olmak üzere 8 milyonu aşkın insanımız işsiz. Şehirlerimizde işsizlik üst üste 16 aydır artmaya devam ediyor. Son iki ayda 2 milyon vatandaşımız daha işsiz kaldı. Adana'nın nüfusu 2 milyon 200 bin. Son iki ayda Adana'nın nüfusuna yakın işsizimiz var demek. Sakarya'nın nüfusunun iki katı kadar vatandaşımızı işsiz kaldı demek. Sayın Erdoğan ve damadı için bunlar birer rakamdan ibaret."

"Haydarpaşa Garı aynı zamanda eski filmlerde iş bulmak umuduyla İstanbul'a gelenlerin ayak bastıkları yerdir. İhaleye İBB de girmek istedi. Önce sen girme dediler. İmamoğlu ısrar etti, ihaleye girildi. İhaleyi İBB değil onun 3 bin maaşlı çalışanı kazandı. Şaşırtıcı ama gerçek. İhaleyi kazanan kişi iki yıl öncesine kadar İBB'nin maaşlı çalışanı. Bu arkadaş aynı zamanda Okçuluk Vakfı yöneticisi. Hani şu İBB'den yıllık 17 milyon lira destek alan vakıf, hani şu Malazgirt Savaşı'nda atılandan fazla ok atılan vakıf. Sermayesini katına çıkarmış. İhaleyi yapan demir yolları işletmesinin bağlı olduğu bakan Cahit Turhan kendisi önce Karayolları Genel Müdürlüğü yaptı, sonra gitti müteahhitlerin genel müdürü oldu. İhaleyi alan kişiye nereden bu para diye sormadı. Birilerinin gözü yine rantta, fakirin, fukaranın ekmeğinde. Haram olsun, zıkkım olsun!"

"Oğlu harçlık isteyecek ve veremeyecek diye pazar günü evden erken çıkan babalar; eşi evden gidince doğal gazı kapatıp AVM'ye giden kadınlar var!"

"İnşallah milletimiz yetkiyi verdiğinde büyük gücün nasıl harekete geçeceğini hep birlikte göreceğiz. işsizlik denince inşaat başta olmak üzere sektörel daralmadan söz ediyorlar. Beş yılda hızlı bir şekilde artışa geçen işsizlik sektörel daralmaya bağlanamaz. Harcamalardaki düşüş önce şirketlerin cirosunu düşürüyor. Cirosu düşen şirket de ilk iş olarak çalışan sayısını düşürüyor. Biz de diyoruz ki millî gelir artınca hizmet sektöründe artacak miktarla beraber işsizlik de azalacaktır. Bu döngüyü ayakta tutabilmenin yolu da yatırımlara öncülük etmek, teşvik etmektir."

"İyi Parti iktidarında Türkiye vakit kaybetmeden üretime dayalı bir ekonomik modele geçiş yapacak. Türkiye kalitesiz büyüme hastalığından kurtulacak. Tekrar 17. büyük ekonomi olacak. Tarımın millî gelirdeki payını yüzde 10'un üzerine çıkaracağız."

"Öyle iş insanlarını toplayıp her biriniz iki kişiyi işe alsanız diye nutuk atmaktan  bahsetmiyorum. İstihdam oluşturmak için adım atmaktan bahsediyorum. Türkiye bu kaynaklara sahip. Yeter ki ekonominin merkezine üretimi, üretimin merkezine kaliteyi koyalım. Çünkü kaliteli üretim rant paylaşmaktan başka bir iş bilmeyenleri çıkarmayı gerektirir."

"Peluş kafalı biri çıkıp ülkemize ve milletimize hakaret edemeyecek. O peluş kafalı adam bilecek ki Türkiye'yi onca hakaretine rağmen hâlâ ona dostum denen birileri yönetmiyor. Bölgemizdeki meselelerde figüran olmayacağız. Çünkü herkes kabul edecek ki Türkiye ele güne muhtaç değildir. İmkanları ve kaynakları vardır. İşte o zaman Türkiye ikna olmaya giden değil, ikna eden ülke olacak. Hazır olun bu günler yakın."

"İşte vazifemiz budur, milletimizin içine düşürüldüğü CHS' belasından kurtarıp hakkının hukukunun geleceğinin en iyi şekilde korunacağı iyileştirilmiş parlamenter sisteme kavuşturacağız."

"İyi Parti milletin hakkını millete teslim etmeye geliyor. Yılmayacağız, yorulmayacağız, yıkılmayacağız başaracağız başaracağız başaracağız."

YORUMLAR

  • 0 Yorum