Yeni Yapay Zekâ (YZ) sistemi, milyonlarca protein yapısı ve katlanma dizisi üzerinde eğitildi. Derin üretici modeller sayesinde, herhangi bir hastalık hedefi için gereken amino asit dizilimini, üç boyutlu şeklini ve davranışını önceden simüle edebiliyor. Üstelik tüm bu işlemler, laboratuvar ortamına bile geçmeden dijital ortamda tasarlanıp test edilebiliyor.
Testlerde, sistemin COVID-19 ve RSV virüslerine karşı doğada bulunan antikorlardan daha yüksek bağlanma kapasitesine sahip proteinler ürettiği tespit edildi. Şimdiden kanser ilaçları, insülin türevleri ve antiviral kaplamalar için özel enzimler tasarlamakta kullanılmaya başlandı bile.
Bu teknoloji, mevcut proteinlerin düzenlenmesinden farklı olarak, tamamen sıfırdan, belirli bir amaç için sentetik ve hızlı ölçeklenebilir proteinler üretmeyi mümkün kılıyor. Uzmanlar, bu süreci "protein origamisi" olarak adlandırıyor ve "biyoteknolojinin ChatGPT’si" olarak değerlendiriyor.
Geleneksel ilaç ve biyoteknoloji araştırmalarında yıllar süren geliştirme süreçlerini haftalara hatta saatlere indiren bu sistem, Güney Kore’ye biyoteknoloji alanında küresel bir üstünlük sağlama potansiyeli taşıyor.
Güney Koreli yetkililer, bu teknolojiyi yalnızca biyolojik süreçleri modellemek değil, aynı zamanda biyolojiyi icat etmek için kullanılan yeni nesil bir araç olarak konumlandırıyor.
Güney Koreli yetkililer, bu teknolojiyi yalnızca biyolojik süreçleri modellemek değil, aynı zamanda biyolojiyi icat etmek için kullanılan yeni nesil bir araç olarak konumlandırıyor.









