Sistemin merkezinde yer alan güneş enerjili reaktör, atmosferdeki CO₂'yi yakalayıp su moleküllerini hidrojen ve oksijene ayırıyor. Ardından, özel bir katalizör yardımıyla bu bileşenleri yeniden birleştirerek sıvı hidrokarbonlara — yani jet motorlarında doğrudan kullanılabilecek sentetik yakıta — dönüştürüyor. Fosil yakıtların aksine, bu yöntem atmosfere net CO₂ salmıyor çünkü kullanılan karbon doğrudan havadan geri kazanılıyor.Zürih’teki çatıların üzerine kurulan prototip, yalnızca güneş ışığı ve havayla çalışabiliyor. Gerçek dünya koşullarında verimli şekilde çalışan cihaz, kimyasal olarak saf ve mevcut uçak motorlarında hiçbir değişiklik gerektirmeden kullanılabilecek jet yakıtı üretiyor. Yani altyapıyı veya uçakları değiştirmeye gerek yok — bu da teknolojinin en büyük avantajı.Araştırmacılar, bu teknolojinin büyük ölçekli güneş tarlalarında kullanılarak bütün uçak filolarına yakıt sağlayabileceğini öngörüyor. Elektrikli uçakların menzil kısıtlaması gibi dezavantajlarına karşılık, bu yöntem mevcut havacılık sistemini karbon nötr hale getirme potansiyeli taşıyor.Bu yenilik artık sadece bir laboratuvar başarısı değil. Sistem, endüstriyel ölçek öncesi test aşamasına geçti ve araştırmacılar havayolu şirketleriyle üretimi ölçeklendirme ve maliyeti düşürme çalışmalarına başladı. İklim hedeflerinin giderek sıkılaştığı bir dönemde, bu yapay yaprak havacılığın geleceğini dönüştürebilecek bir çözüm sunuyor.Doğayı taklit eden bilim bu kez ağaç değil, gökyüzüne enerji üreten bir yaprak büyüttü.
Çevre
Yayınlanma: 23 Temmuz 2025 - 01:13
Güneş, Su ve Havadan Jet Yakıtı
Karbon nötr havacılık hedefinde dev bir adım atan İsviçreli mühendisler, güneş ışığı, su ve karbondioksit (CO₂) kullanarak doğrudan sıvı jet yakıtı üreten yapay bir yaprak geliştirdi. Bitkilerin fotosentez sürecini taklit eden bu yapay yaprak, biyokütle üretmek yerine doğrudan kullanılabilir sentetik kerosen (uçak yakıtı) üretiyor.
Çevre
23 Temmuz 2025 - 01:13









