Türkiye’nin hızla değişen toplumsal ve ekonomik dinamikleri içerisinde sivil toplum kuruluşlarının rolü, artık sadece destekleyici bir unsur olmaktan çıkmış; toplumun ilerleyişine yön veren, gelişimin itici gücü haline gelmiştir. Bugün güçlü bir ülke inşa etmek istiyorsak, bunun yolu yalnızca kamu politikalarından değil, katılımcı ve sorumluluk sahibi bir toplumdan geçmektedir. Bu da STK’ların varlığını her zamankinden daha kritik kılar.
Sivil toplum kuruluşlarının temel gücü, farklı kesimleri ortak bir idealde buluşturabilme kapasitesidir. Çünkü STK’lar; siyasetin günlük tartışmalarından uzak, toplumun gerçek ihtiyaçlarını önceleyen bir zeminde çalışırlar.
Bu yönleriyle hem devletin yükünü hafifletir hem de toplumsal gelişimin sürdürülebilir olmasına katkı sağlarlar.
Bugün iş dünyasından akademiye, gençlik yapılanmalarından yerel insiyatiflere kadar her alanda sivil toplumun yükselen bir etkisi var. Çünkü insanlar, seslerini duyurabildikleri, fikirlerini ifade edebildikleri ve birlikte üretebildikleri yapılar arıyor. STK’lar işte tam burada devreye giriyor:
Toplumsal diyalogu güçlendiriyor, farklılıkları bir araya getiriyor ve ortak akıl üretiyor.
Ayrıca sivil toplumun gelişmiş olduğu ülkelerde, ekonomik büyüme ve demokratik olgunluk da daha güçlü ilerliyor. Çünkü girişimcilik, istihdam, sosyal dayanışma ve toplumsal barış; yalnızca devletle değil, toplumla birlikte yükseliyor.
Türkiye’de ise son dönemde STK’lara duyulan ilgi artarken, beklentiler de yükseliyor. Toplum, artık daha vizyoner, daha kurumsal ve daha etkili sivil yapılar görmek istiyor. Tam da bu nedenle, sivil toplumdaki her adım; ülkemizin geleceğine yapılan bir yatırım niteliği taşıyor.
Bugün bizler, hangi alanda faaliyet gösteriyor olursak olalım, şu gerçeği kabul etmeliyiz:
Güçlü bir sivil toplum, güçlü bir millet demektir.
Toplumsal huzurun sağlanması, ortak zeminde buluşma kültürünün yerleşmesi ve herkes için daha yaşanabilir bir gelecek inşa edilmesi; ancak sivil toplumun etkinliğiyle mümkündür.
Bu anlayışla atılan her adım, Türkiye’nin yarınlarını şekillendirecek; dayanışmayı, üretimi ve istihdamı büyütecektir. Ve unutulmamalıdır ki; sivil toplumun gücünü ortaya çıkaran şey yalnızca projeler değil, aynı zamanda samimiyet, güven, birlik ve kararlılıktır.
TÜSKİAD
YÖNETİM KURULU BAŞKANI
ZEYDAN AYDIN








